G-CV0ZL47F6D
USD32,26
EURO35,07
GBP40,90
BIST10.319,96
GR. ALTIN2.465,91
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Covid-19 pandemisinde hamilelere 10 sonbahar önerisi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Covid-19 pandemisinde hamilelere 10 sonbahar önerisi / Haberin Peşinde Urfa

Anne adayları sonbahar mevsimini sağlıklı geçirmek için hangi önlemleri almalılar? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, hamilelik döneminde Covid-19’a karşı dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. 

Tüm dünyayı sarsan Covid-19 enfeksiyonundan korunmak hamilelik döneminde ayrı bir önem sahip. Bunun nedeni ise hamilelik sürecinde bağışıklık sistemindeki değişimlerin anne adaylarını viral solunum yolu enfeksiyonlarına daha duyarlı hale getirmesi ve Covid-19 enfeksiyonunun daha ağır seyredebilmesi.

Sonbaharla birlikte Covid-19’un yanı sıra damlacık yoluyla bulaşan nezle, grip, farenjit, tonsilit ve sinüzit gibi diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık görülmesi, süreci daha da zorlu bir hale getirebiliyor. Yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile seyreden gribe influenza virüsleri neden oluyor ve bu 2 enfeksiyon aynı anda oluştuğunda daha ağır tablolar oluşabiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, Covid-19’un belirtilerinden biri olan yüksek ateşin hamilelik sürecinde bebeği olumsuz yönde etkileyebileceği uyarısında bulunarak, “Anne karnındaki bebeğin özellikle ilk 3 ayda tüm yaşamsal organ ve dokuları tamamlandığı için bu süreçte enfeksiyonlardan korunmak ayrı bir öneme sahip. Bunun yanı sıra diyabet, hipertansiyon, astım ve alerji gibi kronik hastalığı olan anne adaylarının sonbahar gibi mevsim geçişlerinde Covid-19 ve diğer viral enfeksiyonlara karşı yatkınlıkları artıyor. Dolayısıyla bu dönemde mevcut kronik hastalıklarının kontrolü daha önem kazanıyor” diyor.

Günlük ısı değişimlerine dikkat!
Aşırı terlemek ve üşümek bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle günlük ısı değişimlerini dikkate alarak giyinmeniz çok önemli. Sonbaharda ısı değişimlerine uygun, sentetik olmayan, pamuklu kıyafetleri tercih edin.

Bu 5 kuralı asla unutmayın!
Hamilelik döneminde sosyalleşmek psikolojimiz üzerinde olumlu etkiye sahip. Ancak sosyalleşirken bu 5 kuralı asla unutmayın: Kalabalık mekanlara girmeyin. Maske kullanın, temas ettiğiniz kişilerin mutlaka maske kullanmalarını sağlayın. 1.5 metrelik sosyal mesafe kuralını asla ihlal etmeyin. Öpüşmekten ve tokalaşmaktan kaçının. Ellerinizi yüzeylere temas ettikten sonra en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın, bulunduğunuz ortamda bu mümkün değilse, dezenfektan kullanın.

FOTO: SHUTTERSTOCK

Uykusuz kalmayın
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca sağlıklı bir uyku düzeninin bağışıklık sistemini desteklediğini belirterek, şunları söylüyor: “Güçlü bir vücut direnci için uykusuz kalmayın, günde en az 7-8 saat uyumaya özen gösterin. Son 3 ayda bebeğin büyümesi nedeniyle uyku kalitesi azalabiliyor. Dolayısıyla bu dönemde yatak ve yastığın kalitesi çok önem kazanıyor. Uykunun kalitesini artırmaya yönelik bel, sırt ve bacak destek ürünlerinden faydalanabilirsiniz”

Grip aşısını mutlaka yaptırın!
“Hamilelikte güvenle yaptırabileceğiniz aşılardan biri, grip aşısıdır. Grip aşınızı mutlaka yaptırın” diyen Dr. Jale Dal Ağca bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Özellikle Covid-19 pandemi döneminde, her 2 hastalığın birlikte olması ağır bir tablonun gelişme riskini artırabileceği için grip aşısı olmayı ihmal etmeyin. Grip aşısı hem sizi hem de doğumdan sonra ilk 6 ay bebeğinizi gripten koruyacaktır”

Bitki çayları tüketin, ancak…
Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bebeğinizin de sağlığını olumsuz etkilemeyen bitki çaylarından tüketebilirsiniz. Günde 2 fincandan fazla olmamak şartıyla; zencefil, ıhlamur, kuşburnu veya kekik çayı tüketmeniz, bağışıklık sisteminizi destekler. Zencefil, hamilelik döneminde bulantı ve kusma şikayetinde de fayda sağlıyor. Ancak dikkat! Anason, ebegümeci, ısırgan, rezene, meyan kökü, ahududu yaprağı, biberiye, adaçayı ve civanperçemi gibi bitkilerden yapılan çaylar aşırı tüketildiklerinde rahimde kasılmaları uyarıp, düşük ya da erken doğuma neden olabiliyorlar.

Doktorunuz öneriyorsa, besin takviyeleri alın
Eğer ihtiyaç duyarsanız, bağışıklık sistemini güçlendiren ilaç veya besin takviyelerini doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz. Doktorunuzun önerisiyle alacağınız C ve D vitamini ile Omega-3 içeren takviyeler vücudunuzun güçlenmesine katkı sağlayacaklardır. Hamilelik döneminde gelişebilecek anemi- kansızlık sorunu da, doktorunuzun önereceği demir-B12-Folik asit takviyeleriyle önlenebilir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek şart!
“Güçlü bir bağışıklık sistemi için sağlıklı ve dengeli beslenmeniz çok önemli” uyarısında bulunan Dr. Jale Dal Ağca önerilerini şöyle sıralıyor: “Karbonhidrat miktarı yüksek gıdalardan uzak durun, kilo alımınıza dikkat edin. Taze ve mevsimine göre sebze ile meyve tüketmeye özen gösterin. Kalsiyumdan zengin gıdalardan beslenmenin hamilelik kalitesini arttırdığını unutmayın. Evde yapılmış yoğurt, peynir, süt ve kefir, vazgeçilmez kalsiyum kaynaklarıdır. Protein miktarı yüksek, şeker oranı düşük gıdaları da sofranızdan eksik etmeyin”

Her gün 30 dakika yürüyün
Düzenli yürüyüş yapmak solunum kondisyonunu artırması sayesinde vücudumuzu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getiriyor. Vücut bağışıklığınızı arttırmak için bol bol hareket edin, her gün 30 dakika tempolu bir şekilde yürümeyi alışkanlık haline getirin. Bunu, virüslerin bulaşma riskine karşı daha çok sakin bir ortamda, mümkünse açık havada yapmaya çalışın.

Havasız ortamda bulunmayın
Havasız ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmayın. Havada salınan virüs zerrecikleri yüzünden koronavirüsün kapalı alanlarda hava yoluyla bulaşma riski artıyor. Hapşırma, öksürme ve yüksek sesle konuşma sonucu salınan virüs partikülleri, kalabalık alanlarda veya havalandırması olmayan kapalı ortamlarda, 20 dakika ile 3 saat havada askıda kalabiliyor. İngiltere’de yapılan çalışmalarda, kapalı ortamlarda kişi başına saniyede 10 litre temiz hava sağlanması gerekliliği ortaya çıkmış. Salgın günlerinde bu durum daha da önemli hale geldi. Dış ortamdan yeterli miktarda temiz havayı içeriye sağlıyorsanız, virüs taşıyan biri olsa bile ortamdaki bulaşıcı maddeyi seyreltmiş olursunuz. Bu da diğer kişilerin hastalığı kapma riskini azaltıyor. Bu nedenle mümkünse 1-2 saatte bir, bulunduğunuz ortamı, içerideki tüm hava değişinceye kadar havalandırın.

Bol bol su için
Solunum yolu enfeksiyonlarında, virüs kurumuş burun ile boğaza daha kolay yapışabiliyor. Bunun sonucunda akciğerlerde enfeksiyon gelişme ve şiddetlenme riski yükseliyor. Bolca su tüketimi solunum yollarını nemlendirerek akciğerlerin enfekte olma riskini düşürüyor. Dolayısıyla sadece yaz mevsiminde değil, yılın tüm mevsimlerinde her gün en az 2-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Covid-19 pandemisinde hamilelere 10 sonbahar önerisi

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

haberinpesinde.com - Şanlıurfa Haber - Urfa Haber - Urfa Haber Sitesi - Şanlıurfa Haber Sitesi - Şanlıurfa Haber - En Yeni ve En Doğru Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!